İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Oyun İncelemesi

Assassin’s Creed Valhalla İnceleme – Baltaları Çekiyoruz!

Assassin’s Creed Valhalla İnceleme – Baltaları Çekiyoruz!
+ -

Assassin’s Creed serisi oyunları ikiye bölebiliriz. Eski nesil Assassin’s Creed oyunları ve yeni nesil Assassin’s Creed oyunları. Çünkü Origins, Odyssey ve Valhalla bir önceki nesile göre bambaşka tecrübeler sunuyor bize. Biraz daha mitolojik ortamda geçen, daha az gizlilik kastığımız oyunlar. Hatta bu üçleme içerisinde yer alan Assassin’s Creed Valhalla ise üzerine saatlerce inceleme videosu yapılabilecek bir oyun. Çünkü gizlilik falan hak getire. Adından da anlaşılacağı üzere Viking dönemini anlatan bu oyunda daha çok baltamızı çekiyoruz ve baskınlar düzenliyoruz. Öyle özel kuvvetler gibi sessiz sessiz de değil hani. Baya “anıra anıra” içeri giriyor.

Oyunun hikayesine ve oynanışına dair bilgilere geçmeden biraz genel hatlarından bahsedelim. Oyunu bildiğini üzere Ubisoft geliştirdi ve piyasaya sürdü. Genel olarak baktığınız zaman neredeyse tüm Ubisoft oyunlarında gördüğünüz kötü adamların organizasyon şeması bu oyunda da var. Aynı şekilde benzer dramatik girişler de mevcut. Hatta bunu biraz açalım.

Assassin’s Creed Origins İnceleme içeriğinde size Bayek’in yaşamış olduğu drama dolu hikayeden bahsettik. Hatırlarsanız Bayek’in oğlu ölüyordu. Benzer bir dramatik giriş yine Assassin’s Creed Odyssey oyununda da karşımıza çıktı. Alexios’un kardeşi uçurumdan atılırken Alexios duruma müdahale etmeye çalışıp hem kardeşinin hem de kahinin düşmesine sebep olduktan sonra üstüne yetmezmiş gibi babası kendi elleri ile oğlunu uçurumdan atmıştı. İşte Ubisoft bu dramatik girişleri çok sevmiş olacak ki Valhalla da yine böyle bir girişe sahip.

“Beni Alın, Halkımı Bırakın!”

Oyunun hemen başında güzel bir eğlencenin içerisinde buluyoruz kendimizi. Ufak bir çocuğu yönetiyoruz. Bu karakterin adı Eivor. Zaten oyun boyunca kendisini yöneteceğiz. Her neyse, bu eğlence aslında Styrbjorn adındaki müttefik kralın adına düzenleniyor. Herkes yemek, içki ve dans üçlüsü içerisinde eğlenirken bir anda Kjotve’nin klanı mekanımıza baskın yapıyor. Kolay değil tabi Viking olmak, her zaman hazırlıklı olmalısınız. Bir anda ortalıkta kıyamet kopuyor. Herkes kendisini korumaya çalışıyor. Önce annemiz Rosta’nın yardımıyla biraz kaçabiliyoruz fakat sonrasında babamız Varin’in yakalandığını görüyoruz.

Kjotve Varin’in başında ona diz çöktürüyor. Varin halkının zarar görmesini istemediği için “Beni alın, halkıma zarar vermeyin.” diyor. Rosta her ne kadar “Yiğidim bırakma baltanı, teslim olma!” diye haykırsa da Varin teslim oluyor. Fakat Kjotve sözünde durmuyor ve çoluk çocuk herkesin kılıçtan geçirilmesini emrediyor.

İşte tam o esnada bizden yaşça daha büyük olan Sigurd atla yanımıza kadar gelip bizi kurtarıyor. Kaçış esnasında kendimizi atın üstündeyken bir anda yerde buluyoruz ve burada etrafımızda bulunan kurtların saldırısına uğruyoruz. Burada aldığımız yara sebebiyle artık adımız Wolf Kissed olarak bilinmeye başlıyor.

assassins creed valhalla oyuniçi

Norveç’ten İngiltere’ye Yolculuk Zamanı

Saldırının hemen sonrasında oyunda karakterinizin cinsiyetini belirleyebileceğiniz bir ekran çıkıyor. Üç seçenek mevcut, Eivor kadın mı olsun, erkek mi olsun yoksa sizin yerinize Animus mu seçsin? Hangisini seçerseniz oyun ona göre devam edecek fakat paniklemeyin, oyun içerisinde dilediğiniz zaman bunu değiştirebiliyorsunuz. Odyssey oyununda da cinsiyet seçimi vardı fakat ilk tercihten sonra değişmiyordu. Fakat bu oyunda değiştirme şansınız var.

Bu kısımda tercihinizi yaptıktan sonra artık kendimizi Norveç’in o karlı topraklarında buluyoruz. Bir şekilde esir düşmüşüz ve buradan kurtuluyoruz. Kurtulduktan sonra da kendimizi üvey babamız olan Sigurd’un öz babası Kral Styrbjorn’a gidiyoruz. Buralarda yaşanan şeyleri anlatırsak spoiler olacağı için çok fazla girmiyoruz. O nedenle üstün körü geçeceğiz. Assassin’s Creed Valhalla İnceleme içeriği hazırlıyoruz diye oyun zevkinizi yok edecek değiliz ya. Fakat bilmenizde fayda var, oynarken yaklaşık 10-12 saat bu topraklarda vakit geçirirken kendinizi bulabilirsiniz. Çünkü oyunun hemen hemen her yerinde ayrı bir hiakye mevcut.

Yaşanan bir takım tatsız olaylardan sonra Sigurd “Abiler ben İngiltere tarafına gidiyorum, gelmek isteyen gelsin.” diyor. Canımız, kanımız Sigurd bizim hayatımızı kurtarmış. Hiç yalnız bırakmak olur mu? Tabi ki olmaz. Atlıyor tekneye biz de gidiyoruz. Yeni yerleşim yerimize doğru ilerlerken birkaç ufak görev de yapmayı ihmal etmiyoruz. Aslında bu ufak görevler oyunun oynanışı hakkında güzel ipuçları gösteriyor bize. Bir nevi oyun içerisine gizlenmiş bir eğitim aşaması diyebiliriz.

Gözümüze kestirdiğimiz topraklara yerleşirken oyunun bizden geliştirmeler istediğini, bu geliştirmeler için de malzemelere ihtiyaç duyduğumuzu görüyoruz. Bizden size tavsiye, oyunda ne buluyorsanız stoklayın, satmayın. Saçma sapan bir aşamada ihtiyacınız olabilir.

Köyü Geliştirmek Kolay Değil!

Az önce de bahsettiğimiz üzere köyünüzü geliştirirken bazı kaynaklara ihtiyacınız oluyor. Bu kaynakları elde etmek için raid yani baskın yapmanız gerekiyor. Oyun bu kısımda da size iki farklı seçenek sunuyor. Bunlardan birisi sıradan Assassin’s Creed oyunu gibi gizlilik kasarak ilerlemek. Fakat bunu yapacağınız zaman diğer AC oyunlarındaki gibi “Kuşu salayım, düşmanları keşfedeyim”. diyemiyorsunuz. Çünkü bu oyundaki Synin adındaki kuşumuz daha az gelişmiş özelliklere sahip. Bize sadece gizli girişleri falan gösteriyor. Fakat burada da imdadınıza Odin’s Sight adı verilen bir özellik yetişiyor. “V” tuşuna bastığınız zaman Odin’in görüşüne sahip oluyorsunuz ve düşmanlarınızı duvar arkasında bile olsa görebiliyorsunuz. Üstelik bir sınırlama da yok. O nedenle bu oyunu oynadıktan sonra klavyenizdeki “V” tuşunun aşınmış olduğuna şahit olabilirsiniz.

İkinci yol ise gemi ile kıyıya yanaşıp Viking borusunu öttürmek ve baskını alenen başlatmak. Zaten siz bunu yaptığınızda baskın yaptığınız yerdeki köylüler saklanmaya, rahipler dua etmeye ve kaçmaya, askerler ise size doğru saldırmaya başlıyor. Açıkçası bize göre bu giriş daha da eğlenceli. Raid’lerin keyfi de bir başka oluyormuş. Bir elinizde balta bir elinizde kalkan, resmen yargı dağıtıyorsunuz. Hatta özelliklerinizi açtıkça çok yaratıcı öldürme şekillerine ve animasyonlarına sahip olacaksınız. O zaman kendinizi gerçek bir Viking gibi hissedebilirsiniz.

Baskınlardan elde ettiğiniz malzemeler ile köyünüzü geliştirmeniz gerekiyor. Fakat bu esnada kafanız biraz karışabilir. Çünkü birden çok bina geliştirme bekliyor ve hepsinin kendine has özellikleri var. Bizden size tavsiye, kozmetikle ilgili olan geliştirmeleri hep sona saklayın ki diğer özelliklerden yararlanın ve daha sonrasında zorluk çekmeyin.

assassins creed valhalla oyunu

Müttefiklere İhtiyacımız Var

Yerleştiğimiz kasaba Long House (Uzun Ev) adı verilen yerde Sigurd’un eşinin olduğu bir oda var. Bu odaya girdiğiniz zaman Sigurd’un eşi Randvi size “Eivor, buraya geldik ama hiç tanıdık kimse yok. Ragnar Lothbrok’un (evet diziden tanıdığımız) oğulları (evet dizideki oğulları) İngilitere’de söz sahibi olmuş. Onlarla iletişim haline geçelim, ittifak olalım hatta tüm İngiltere’ye yayılmak için her yerden ittifak bulalım” diyor. Açıkçası bu oyun boyunca yapacağımız bir görev. Sürekli olarak bir yerlere gidip bazı görevleri tamamlayıp yeni ittifaklar kazanmak. Yani öyle 1-2 saatte bitecek bir şey değil.

İttifak olarak gidebileceğimiz yerleri Randvi bize gösteriyor ama orada önemli olan bir durum söz konusu. “Tavsiye edilen güç”. Oyunda kendinizi geliştirdikçe güç puanları kazanıyorsunuz. Kendi gücünüz ile gideceğiniz yerin güç puanının uyuşması gerekiyor. Aksi takdirde kendinizi gerçekten Valhalla’da görebilirsiniz. Ne kadar çok ana görev, yan görev yaparsanız, adam keserseniz o kadar çok puan kazanıyorsunuz. Kazandığınız XP’ler yetenek puanlarına dönüşüyor. O yetenek puanlarını yetenek ağacından seçtiğiniz özelliklere basarak gücünüzü arttırabiliyorsunuz. Yani oyun içerisinde yaptığınız hemen hemen her olumlu şey size XP olarak, XP’ler de elektrik, yol, su olarak geri dönüyor. Bu arada bir yetenek puanını yanlışlıkla istemediğiniz bir yere basarsanız üzülmeyin, puanları kaybetmeden geri alabiliyorsunuz.

Oyunun buradan sonrası için ne anlatsak spoiler olacak. O nedenle Assassin’s Creed Valhalla İnceleme içeriği buradan itibaren daha çok oyunun diğer detaylarını içerecek. Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki hikayesi gerçekten çok etkileyici. Her bir olaydan sonra “Haydaaaa bu da mı gelecekti başımıza?” ya da “Alçaklar, hainler! Nasıl yapabilirsiniz bunları?” falan diye söylenebilirsiniz. Film tadında gayet güzel bir senaryosu var.

Bitmeyen Bir Boss Sistemi

Assassin’s Creed Valhalla içeriğimizin hemen başında Ubisoft oyunlarında kullanılan boss siteminin bu oyun içerisinde yer aldığından bahsetmiştik ve inceleme kısmının şimdiki bölümünde bu konuya biraz daha açıklık getireceğiz.

Assassin’s Creed Origins, Assassin’s Creed Odyssey hatta Tom Clancy’s Ghost Recon Wildlands oyunlarının zaten incelemelerini sitemizde sizler için yapmıştık. Bu üç oyun da Ubisoft çatısı altında yer alıyor. Üç oyunun da özelliği aslında temelde aynı boss sistemine sahip olması. Şöyle ki ana boss karakterimizin altında yan bosslar bulunuyor ve onların da altında küçük bossçuklar yer alıyor. Biz ilk önce küçük bossçukları indirip yan bosslara oradan da ana boss karakterine doğru yol alıyoruz. Bu durumun aynısı Assassin’s Creed Valhalla oyununda da mevcut. Tabi artık bu sistemin biraz sıktığını söylemek gerekiyor. Tüm Ubisoft oyunlarındaki bu sistem her oyunda karşımıza çıkınca biraz kabak tadı vermeye başladı diyebiliriz. Eğer ki Ubisoft bu konuya bir el atarsa aslında oyunlar daha da keyifli bir hal alabilir.

Valhalla oyununda yer alan bossların bağlı olduğu sistemin adı Order of Ancients. Bu abiler ve ablalar aslında bir tarikata bağlı. Tabi onları koruyan, kellemizi isteyen bir de şövalyeler var. Yani hem tarikatçılarla uğraşıyoruz hem de şövalyelerle. Kavga dövüş bir türlü bitmiyor ama Viking olmanın gerekliliği de bu değil mi?

Bu arada oyuna sonradan dahil edilen DLC paketlerinde de farklı boss sistemlerini görmek mümkün. Fakat Assassin’s Creed Valhalla İnceleme içeriği içerisinde DLC paketlerine girmeyeceğiz. Onlara farklı içeriklerde değinebiliriz.

assassins creed valhalla order of ancients

Yan Görevler Çok Vaktinizi Alacak

Odyssey’den hatırlarsanız yan görevleri görev ağacında görüyorduk. Ve bunların hangisi yan görev hangisi ana görev karışıyordu. Neyse ki Ubisoft bu soruna el atmış ki artık karışmıyorlar. Fakat oyun içerisinde o kadar çok yan görev var ki bunları tamamlamak istediğiniz takdirde saatlerce bilgisayar başından kalkmamanız gerekiyor.

Bu yan görevlerin en güzel özelliği ise genel olarak birbirinden farklı hikayelerle donatılmış olması. Yani öyle eski oyunlardaki gibi aynı şeyi 40 kere tekrar ettirmiyor. Aynı şeyi yapsak bile altından farklı bir hikaye çıkıyor. Kimi zaman ortalığı kıştırtıyoruz, kimi zaman aşıkları buluşturuyoruz, kimi zaman ise kapı balık falan avlıyoruz. O derece zengin bir içerik söz konusu.

Tabi tüm bu yan görevlere ek olarak bir de taş dikmece, adakta bulunma, eski oyunlardan tanıdığımız Layla ile olan Animus kısımları ile ilerleme gibi kısımlar var. Bize göre son dönemde çıkan Assassin’s Creed oyunlarının en can sıkan kısmı Animus kısımları. Fakat bakmayın böyle dediğimize, o kısımların bile ayrı bir hikayesi var.

Bir de işin ahiret kısmı var, tabi Viking mitolojisine göre olan versiyonu. Bu kısımda da karşımıza bambaşka bir harita, oyun tasarımı ve hikayesi çıkıyor. Gerçekten bu bölümün haritası çok büyük olmamasına rağmen içerisi son derece zengin. Oyunun sonu ile de doğrudan bağlantısı var. Yani bu kısım dahil oyunda hemen hemen yaptığınız bir çok şeyin, vermiş olduğunuz bir çok tercihin oyunun sonu ile alakası var. O nedenle dikkatli ilerleyin.

Artıları

Assassin’s Creed Valhalla oyunu inceleme yaptığımız diğer yeni dönem Assassin’s Creed oyunlarına göre oldukça farklı ve gelişmiş. Oynanışı, hikayesi, görselleri derken kendinizi baya bir kaptırabiliyorsunuz. Eğer ki “Ben her şeyi %100 yapmadan bitirmem!” diyorsanız ve bunu yan görevler dahil olarak yapacaksanız kafadan 160-170 saatlik bir oynanış süresi var. Üstelik DLC paketleri hariç. Gerçekten bunu birebir test ettik. Zaten görsellerde de görebilirsiniz.

Açık dünyası çok geniş. Norveç, İngiltere ve Asgard (hatta birkaç farklı bölge de mevcut) arasında giderken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Vikings dizisini izlediyseniz ve beğendiyseniz zaten oyunu oynarken “Oha ben bunu tanıyorum!” falan diyebilirsiniz. Ve kesinlikle beğenebileceğiniz bir AC oyunu olduğunu garanti ederiz.

Bir de görsel kısmına değinmek lazım. Belki de en güzel görsellere sahip olan Assassin’s Creed oyunu budur. En azından şimdilik. Evet, bir Odyssey kadar içimizi ısıtan deniz, güneş ikilisini bu oyunda yok. Daha çok İngiltere’nin yağmuru, Norveç’in kara kışı derken güzel iklimleri çok fazla göremiyoruz ama özellikle karakter modellemeleri, silahlar, etrafta bulunan incik boncuklar falan oldukça güzel grafilere sahip. Sevgili RTX ekran kartı sahipleri, kesinlikle RTX özelliğini devreye sokun ve bu oyunun tadına varın. RTX ekran kartı olmayan okurlarımıza da GeForce Now teknolojisini tavsiye ediyoruz.

Bir güzel artı puan ise yakın zamanda aldığı ücretsiz bir güncelleme. Nesi var demeyin adeta bir DLC paketi tadında. Valhalla ve Odyssey oyunlarını birleştiren yeni bir hikaye oyunseverlere ücretsiz olarak sunuldu. Oynayabilmek için iki oyundan birisine sahip olmanız yeterli.

assassins creed valhalla full

Eksileri

Oyunu buraya kadar çok övdük. Fakat hiç mi eksi yanı yok? Tabi ki var! Olmaz olur mu hiç? Bunlardan ilki yapay zekanın biraz sıkıntılı olması. Oyunlarda zorluk seviyesini çok fazla yükseltmeden oynayan bir oyuncu iseniz bu oyun ile bunu yıkabilirsiniz. Çünkü orta seviyede başladığınız oyuna biraz ilerledikten sonra basit demeye başlıyorsunuz ve kademe atlıyorsunuz. Yani düşmanlarınızı bazı davranışları belirli bir yerden sonra çok basit geliyor. Keşke biraz daha diğer oyunlar gibi dengeli bir yapay zekaya sahip olsaydı.

İkinci bir eksi ise oyunun haritasında ortaya çıkan bazı semboller. Nedir bu semboller diye soracak olursanız hemen açıklayalım. Malumunuz tüm AC oyunlarında tepelere çıkıp senkronize etmeye alıştık. Etrafa bakıyoruz ve haritada yeni alanlar ortaya çıkıyor. İşte bu yeni alanlar ile beraber loot yapabileceğimiz yerler de ortaya çıkıyor. Lootlara ait simgeler de belirli bir yerden sonra çok dikkat dağıtıyor. Bir göreve giderken “Dur bakalım burada sarı sarı bir şeyler var, bi bakalım hele” diyorsunuz ve asıl olaydan bir süre kopabiliyorsunuz. İradeli bir yapınız varsa o ayrı. Hani ana görevlere kısa bir ara verip “Bugün bir saatimi bunlara harcayacağım, sonra ana göreve devam edeceğim” diyorsanız o zaman zaten bu durum sizin için eksi olmaktan çıkıyor.

Geldik son kötü yanına. Tahmin edebileceğiniz üzere Türkçe dil desteği oyunun orijinalinde yok. Fakat biraz araştırma yaparak gayet iyi, DLC paketlerinde bile geçerli olan yamalara ulaşabilirsiniz. Bunlardan bazılarının ücretli olduğunu eklemek isteriz.

assassins creed valhalla oyun puanı

Assassin’s Creed Valhalla Alınır mı?

Bu oyun ilk çıktığından beri (indirim zamanları hariç) hep aynı fiyayttan satıldı. 250 TL’nin üzerinde bir fiyat etiketi var fakat AAA kalitesinde bir oyun. Özellikle Vikinglere karşı bir ilginiz varsa saniye düşünmeden alabilirsiniz. Fakat daha çok eski dönem Assassin’s Creed oyunlarını seviyorsanız, gizlilik kasmak daha zevkli diyorsanız o zaman size çok uygun olduğunu söyleyemeyiz.

Oyunun sürekli yeni DLC paketleri ile kendini yenilemesi her daim taze olmasını sağlıyor. Hatta yeni çıkan haberlere dair oyun içerisinde yer alan Hytham karakterine özel bir DLC paketinin de çıkması planlanıyormuş. Daha sonrasında Hytham’a bir DLC paketi yetmez biz en iyisi ona özel bir oyun yapalım düşüncesine sahip olan Ubisoft hikayenin Bağdat’ta geçeceği yeni bir oyun yapma kararı almış. Tabi Valhalla’yı oynadıktan sonra Hytham’ın olduğu yeni bir oyunu oynamak çok daha zevkli olacaktır.

Uzun lafın kısası bütçeniz el veriyorsa mutlaka Assassin’s Creed Valhalla oyununu bu inceleme sonrasında gidin ve satın alın. Pişman olmayacaksınız.

Peki siz Valhalla oyununu oynadınız mı? Bu oyun hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Yazar Hakkında

Senelerce oyun oynadım, dergilerde ve başka sitelerde yazdım. Artık kendi deneyimlerimi ve kendi düşüncelerimi özgürce aktarabileceğim M4gniGame isimli siteyi oluşturdum.

Yorum Yap