Marvel’s Midnight Suns İnceleme – 2023

Çizgi roman tutkunlarının sevdiği serilenden birisi olan Marvel evreninde birbirinden değerli kahramanlar yer alıyor. Çizgi roman tutkunlarını ayrı tutarak şunu söyleyebilirim ki aslında birçok kişi Marvel evrenini filmlerden tanıyor. Tabi Hollywood sinemasının böyle şeyleri süsleyerek karşımıza sunması da bizleri doğal olarak etkiliyor. Fakat emin olun Marvel evreni filmlerde bildiğinizden daha da geniş bir yapıya sahip. Mesela bu evrenin içerisinde yer alan bazı kahramanları birçok kişi Marvle’s Midnight Suns oyunu ile tanıyacak. Hatta bazı karakterleri gördüğünde “Bu da mı Marvel evrenindenmiş” bile diyecek.

Bu anlamda baktığımızda Marvel’s Midnight Suns isimli oyun oldukça şaşırtıcı olabilir. Ama biz tabi ki kahramanları tanıtmaktan çok sizlere Marvel’s Midnight Suns oyununu tanıtacağız. Hikayesi, teknik detayları, oynanışı gibi konulara yer vereceğiz. Merak etmeyin, her zaman olduğu gibi spoiler yok. Zaten bildiğiniz üzere içeriklerimizde eğer ki spoiler olacaksa öncesinden uyarısını yaparak o bölümü sansürlüyoruz. Bu sayede okumak isteyen okuyor, okumak istemeyen bir sonraki paragrafa geçiyor.

Şimdi lafı daha fazla uzatmadan Marvel’s Midnight Suns isimli oyunun hikayesine genel hatları ile bir bakalım, ardından teknik kısımlarına değinelim.

Marvel’s Midnight Suns İnceleme

Lilith Uyanıyor

Oyun ilk başladığında yağmurlu bir gece vakti helikopterden inen kas yığını Crossbones isimli karakteri görüyoruz. Tapınak gibi bir yerden içeriye giriş yapıyor. İçeriden birkaç Hydra Mystic askeri ve Doctor Faustus yer alıyor. Doctor Faustus taş bir mezarın önünde kendince dua ediyor. “Uyuyan anacım, uyan ve gel senin olanı al, hadi şimdi kalk” falan diyor. Belli ki mezarın içerisinde yer alan bir kadını diriltmeye çalışıyor. Fakat mezarda herhangi bir tepkime olmuyor.

Crossbones bu anda biraz sinirleniyor ve “Kardeşim güzel şov peşindesin ama bir dahakine Zemo’yu çağır beni meşgul etme, alayınızı keserim.” diyor. Tam bu esnada taş mezarda bir hareketlilik oluyor ve Doctor Faustus’un çabaları sonuç buluyor ve mezarın içindeki Lilith hayat buluyor. Yetmezmiş gibi odada bulunlardan sadece Faustus ve Crossbones’u canlı bırakıyor.

Bu sinematik kısımdan sonra 6 ay sonrasına gidiyoruz. Bir mezarın başında bulunan Johnny Blaze’i görüyoruz. Kendisini tanımayanlar için hemen söyleyelim, siz onu Ghost Rider olarak biliyorsunuz. Adam mezar başında uslu uslu dururken arkasında bir anda Iron Man ve Doctor Strange beliriyor. İkilinin amacı belli. “Johnny gel abi, bak Lilith kehaneti yaklaşıyor, sen de bize yardımcı ol.” diyorlar ama Johnny pek oralı olmuyor. Bu esnada yerin altından bazı ölü yaratıklar çıkıyor. Bir tanesini öldürdükten sonra atlıyor motoruna ve tozu dumana katarak ortalıktan yok oluyor.

Bu arada şunu da belirtmek isterim ki her ne kadar kötü karakter olsa da Marvel’s Midnight Suns oyunundaki en iyi karakter modellemelerinden birisi bence Lilith olmuş. Yani böyle kötü karakter modellemesini her oyunda görmek isterim. Oldukça başarılı.

marvels midnigt suns oyunundaki lilith karakteri
Marvel’s Midnight Suns İnceleme

Anasını Sen Al Kızını da Ben

Johnny Blaze ortalıktan yok olduktan sonra tabi ki etrafımızı saran bu yaratıkları öldürmemiz gerekiyor. Tam bu esnada oyun eğitim kısmına başlıyor ki açıkçası ben de tam bu anda hayal kırıklığına uğradım. Çünkü uzun süredir beklediğim bu oyunun resmen kart oyunu olduğunu gördüm. Önümde duran üç kart ile hamle yapmamı isteyen oyun geliştiricilerinin beklentilerimi ne kadar alta çektiğine dair bir fikri olsa inanın oyunu oturup tekrar baştan yaparlardı. Neyse ki öyle çok bunaltan bir kısmı da yok.

Marvel’s Midnight Suns bu aşamaya kadar benim için hayal kırıklığı ile başladı. Ama devamını merak ettiğim için oynamayı kesmedim. Sonuçta hikayenin nasıl ilerleyeceği çok önemliydi. Her neyse, eğitim kısmından sonra Dr. Strange ve Iron Man Sanctum’a geri dönüyor. Buranın saldırı altında olduğunu görüyoruz ve “Wanda buralar sana emanet, biz bi üsse kadar gideceğiz.” diyerek Marvel’s Midnight Suns kahramanlarının ana üssü olan The Abbey’e gidiyoruz.

Ana üssümüzde karşımıza The Hunter çıkıyor. Kendisi Lilith’in kızı ve Lilith’i durdurabilecek tek kişi. Yani Marvel’s Midnight Suns kahramanlarının gizli silahı olacak. Tabi bizim de oyundaki kontrol edeceğimiz ana karakter. Biz kontrol edeceğimiz için karakter düzenlemesini bize bırakmış oyun. Bu aşamayı tamamlayana kadar The Hunter yarı ölü durumda (önceki bölümde yaşanan zaferi hatırlayın). Onu diriltmek de Marvel’s Midnight Suns ekibinin işi. Bizim karakter düzenleme işlemlerimiz bitene kadar sağ olsunlar sabırla bizi diriltmeye çalışıyorlar.

god of war serisi nereden nereye geldi

Kart Oyunu mu Yoksa Değil mi?

Marvel’s Midnight Suns oyunu kafanızı ilk aşamada biraz karıştırabiliyor. Bir yandan baktığınızda sıra tabanlı bir dövüş oyunu. Ama kartlar olmadan olmuyor. Bir yandan baktığınızda ise tam bir role play oyunu. Bunu benim çok alışık olmadığım bir şekilde entegre etmişler. Ama sizi aydınlatabilmek açısından her iki kısmını da tek tek ele alacağım. Bu şekilde daha iyi anlatmış olurum.

İlk olarak değinmek istediğim kısım kart oyunu gibi olan kısmı. Malum en başında o şekilde başlamıştı. Sıra tabanlı dövüş sistemine dayanan bu oyunda savaşlar (ya da dövüşler diyelim) kısmında elinizdeki kahramana ait deste ile oynayabiliyorsunuz. Önce destenizi belirliyorsunuz, daha sonrasında dövüşmek için meydanlara iniyorsunuz. 3 kart seçebiliyorsunuz ve hamlelerinizi buna uygun bir şekilde yapmak zorundasınız. İşin güzel yanı hamle yaparken ortamda bulunan kanepe, masa gibi malzemeleri de kullanabiliyorsunuz. Tabi bu kartlar sabit kalmıyor, onları aynı zamanda geliştirmeniz de gerekiyor. Oyun içinde yapacağınız başka etkinlikler ile bunlar mümkün. Bu tarz bir sisteme alışık değilseniz başlarda biraz sıkıcı gelebiliyor. Fakat biraz zaman harcadıktan sonra baya eğlenceli olduğunu söyleyebilirim.

Bir diğer kısım ise daha çok RPG tarzında olan ve The Abbey içerisinde vakit geçirdiğimiz kısım. Marvel’s Midnight Suns oyununda farklı aktiviteler yapabileceğiniz bir yer burası. Mesela ortalıkta bulunan çöpleri toplayabilir ya da diğer kahraman arkadaşlarınızla oturup film izleyebilirsiniz. Hatta kahramanlar kendi aralarında gruplar kurup The Hunter’ı da davet edebiliyorlar. Yazarken bile garip geliyor.

Açıkçası ben kendi zevklerim doğrultusunda RPG olarak devam etmesini isterdim. Çünkü sıra tabanlı dövüş oyununda bana yardıma gelen kahraman düşmanlarıma yargı dağıtırken benim o esnada ortalıktan yok olup havuz partisi yapmam çok da mantıklı gelmiyor. Gerçekten böyle bir şey yapabilirsiniz bu arada. Ama bu Marvel’s Midnight Suns oyunun değil, genel olarak bu tarz oyunların içerisinde yer alan bir sistem. O nedenle çok da eleştiremiyorum.

marvels midnigt suns karakterleri filmdekilere hiç benzemiyor.
Marvel’s Midnight Suns İnceleme

Karakterler filmdekilere hiç benzemiyor(!)

Marvel’s Midnight Suns oyununu oynamak isteyen fakat Marvel evrenini sadece filmlerden takip eden okurlarımız varsa muhtemelen üstteki görseli görünce “Bu ne abi? Filmdekilerle hiç alakası yok bu modellemelerin.” diye düşünebilir. Ki böyle düşünmesi de çok normal olur. Ama sevgili Marvel’ı sadece filmlerden takip eden okurlarımız, size bir açıklama yapmak zorundayız. Marvel evreni sandığınız gibi filmlerden ibaret değil. Aslında çizgi romanlar bize bu konuda daha çok yardımcı oluyor. Mesela Iron Man’in banka müdürü İlyas Bey gibi gözükmesinin sebebi de bu.

Bunu bir kenara bırakıp modellemeleri değerlendirmek daha doğru olacaktır. Bu açıdan baktığımızda aslında modellemelerin gayet başarılı olduğunu görebiliyoruz. Hatta grafikler de oldukça başarılı. Sadece gözüme çarpan bir detaydan bahsetmek istiyorum. Malum oyun teknolojisi ilerledikçe artık karakter detayları da artıyor. Eskiden bir kilo jöle sürmüş gibi dolaşan karakterlerimizin artık saç telleri tek tek sayılacak kadar iyi. Tabi duruşa göre bu saç ve sakallar da hareket ediyor. Ama The Abbey’de etrafı incelerken bar sandalyesinde oturan bir karakterin saçlarının durduk yere sanki ortamda vantilatör çalışıyormuş gibi hareket etmesi komik olmuş. Buna mı takıldın şimdi diye sorgulamayın, işim inceleme yapmak o yüzden gözüme takılıyor tabi ki. En azından oyunu olumsuz etkileyen bir şey değil.

Hazır bu konuya girmişken bazı bilgisayar kullanıcılarının performans noktasında ciddi problemler yaşadığını duymuştum. Gelen bir güncelleme ile beraber bu problem çözüldü. 2K Launcher’ı devre dışı bırakıp RTX’i de kapatırsanız sorun çözülüyor.

marvels midnigt suns kart oyunu gibi ilerliyor fakat RPG de mevcut.
Marvel’s Midnight Suns İnceleme

Kendi çizgi roman kapağınızı tasarlayın

Marvel’s Midnight Suns oyununda bu anlattıklarımın dışında birkaç unsur daha göze çarpıyor. Bunlardan ilki “Photoboot” olayı. Bildiğiniz üzere oyunlar içerisinde fotoğraf modları oluyor. Açıkçası ben bunu çok aktif kullananlardan değilim. Çok nadirdir oyunlarda fotoğraf çektiğim. Fakat Marvel’s Midnight Suns oyununda fotoğraf modu efsane güzel olmuş. Bunu daha çok çizgi roman takipçileri sevecek. Çünkü bu mod sayesinde karakterleri istediğimiz gibi yerleştirip kendi çizgi romanımızın kapağını ayarlayabiliyoruz. Ben okuduğum çizgi romanların eğer varsa sonunda bulunan diğer kapak tasarımlarını ya da taslaklarını incelemeyi çok severim. Hatta “ben olsam şöyle yapardım” falan da derim zaman zaman. İşte Marvel’s Midnight Suns oyunu sayesinde bu hayalim gerçekleşmiş oluyor.

Bu arada photoboot kısmında yer alacak Marvel karakterleri, onların pozları ve üstlerine giyecekleri kostümleri de siz belirliyorsunuz. Ama kostümleri açmak için oyunda bazı görevleri yapmak zorundasınız. Görev yaptıkça açılan kostümleri photoboot kısmında dilediğinizce kullanabilirsiniz.

mobil oyun tavsiyeleri her ay güncelleniyor

Marvel’s Midnight Suns Almaya Değer mi?

MagniGame oyun inceleme içeriklerinin bu bölümü gün geçtikçe daha da kritik olmaya başladı çünkü artık oyunlar eskisi kadar ucuz değil. Yani bir oyuna para vermeden önce uzun uzun düşünmek, o oyunu ciddi bir şekilde incelemek ve araştırmak geliyor. Hatta fırsatınız varsa oyunu bir yerlerde deneyip daha sonra almanız da mümkün. Fakat oyunu deneyimle imkanı olmayan okurlarımız için olabildiğince objektif bir şekilde bu soruya cevap vermeye çalışıyoruz.

Öncelikle şunu söyleyeyim, eğer ki sıra tabanlı dövüş oyunları sevmiyor ama Marvel evrenini seviyorsanız durduk yere bu oyuna para vermeyin. Sizin için çok sıkıcı olabilir. Bu kadar çok para vermeye değmez. Bunun yerine gidin Marvel’s Spider-Man: Miles Morales alın daha iyi. En azından açık dünyada biraz daha aksiyon yaşarsınız.

Marvel’s Midnight Suns aslında Metacritic’ten 83 puan almış başarılı bir oyun olarak gözükebilir. Ama Metacritic üzerindeki oyuncuların vermiş olduğu ortalama puan ise bu kadar yüksek değil. Hatta oldukça sert yorumlar da var. Oyunun geliştiricisi Firaxis Games’e demediğini bırakmamış oyuncular. Ama ben bu kadar sert yaklaşmayacağım. Çünkü oyun başladığında çok beğenmedim. Sonrasında oynadıkça biraz daha keyif almaya başladım. Ama sanırım sıra tabanlı taktik oyunları bana çok uymadığı için öyle çok da eğlenmedim. Bence ne gömüldüğü kadar kötü ne de arşa çıkarıldığı kadar iyi bir oyun. Ben bu içeriği yazarken asıl fiyatı 699,00 TL’ydi ve bence Marvel’s Midnight Suns bu kadar etmez. Tabi siz yine kendi oyun tercihlerinizi gözden geçirerek bu söylediklerimi değerlendirin.

Senelerce oyun oynadım, dergilerde ve başka sitelerde yazdım. Artık kendi deneyimlerimi ve kendi düşüncelerimi özgürce aktarabileceğim MagniGame isimli siteyi oluşturdum. Artık burada beraberiz ve özgürüz!