İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Oyun İncelemesi

The Planet Crafter İnceleme – Uzayda Yeni Bir Hayat

The Planet Crafter İnceleme – Uzayda Yeni Bir Hayat
+ -

Uzayda yaşam konusu yıllardır dizilerde, filmlerde hatta oyunlarda bile konu olarak ele alınıyor. İnsanoğlunun sınırları zorlamasından kaynaklı mı yoksa sadece meraktan dolayı mı bilemiyoruz. Belki de bir gün içerisinde bulunduğumuz toprakların verimliliğinin biteceğinden endişe ediyoruz. Tabi bu düşüncelere sahip olduğumuzu bilen firmalar da bu konuyu ele almayı çok seviyor. The Planet Crafter oyunu da bu konuyu çok güzel bir şekilde ele almış.

The Planet Crafter oyunu 22 Mart 2022 tarihinde erken erişim oyunu olarak Steam’de yayınlandı. Erken erişim oyunu olmasına rağmen de birçok kişi tarafından oynanıyor. Peki bu oyunun nesi var da bu kadar insanı kendisine çekiyor? Bu içeriğimizde The Planet Crafter oyununu ele alacağız. Oyuna dair tüm detayları burada bulabilirsiniz.

Her oyun incelemesi içeriğimizin başında olduğu gibi yine uyarıda bulunalım. Bu incelemenin içerisinde spoiler yok. Zaten spoiler vermelik bir durum da yok. Çünkü az önce de bahsettiğimiz gibi oyun aslında bir erken erişim oyunu. Bu da bize herhangi bir hikayenin olmadığını gösteriyor. Ama yine de oyunu oynamak isteyenlere birkaç ipucu vereceğiz. Şimdi çaylar, kahveler hazırsa The Planet Crafter oyununu incelemeye başlayalım.

Subnautica Gibi Ama Değil

Oyunu ilk açtığınız zaman giriş ekranında hiçbir ses çıkmıyor. Burada “Erken erişim ya, bug var kesin ondan ses çıkmıyor.” diye düşünebilirsin sevgili okur. Ama durum öyle değil. Oyunun geliştiricisi ve yayıncısı olan Miju Games burada bize uzayın o derin sessizliğini yaşatmak istemiş. Yani kulaklık ya da hoparlör bağlantılarınızı kontrol etmenize gerek yok.

Oyunu başlattıktan sonra kendinizi yere çakılmış olan bir fırlatma kapsülünün içerisinde buluyorsunuz. Yani sizin uzay aracınız buraya çok normal bir iniş yapamamış. Bir şeyler olmuş belli ki. Her neyse, burada hızlıca etrafa baktığınızda bir adet depolama ünitesi ile beraber bir crafter machine görüyorsunuz. Elinizde de henüz tam olarak ne işe yaradığını bilmediğiniz bir icat.

Buraya kadar her şey çok tanıdık geldi değil mi? Daha önceden Subnautica serisini oynayanlar bilir. Aynı senaryo orada da vardı. Oradaki tek fark yine farklı bir gezegende suyun altındaydık. Yine aynı şekilde elimizde bir icat, fırlatma kapsülü içerisinde, bir crafter machine ve bir depolama alanı.

Açıkçası oyunun bu kısmına kadar “Oooo bu ne böyle? Adamlar direkt Subnautica’yı araklamış.” dedik. Ama yılmadık, vazgeçmedik sevgili okur. Çünkü Subnautica harika bir oyundu ve bu da eğer onun çakmasıysa yine güzel olabilirdi.

the planet crafter

Hani Yalnızlık Allah’a Mahsustu?

Bir laf vardır “Yalnızlık Allah’a mahsustur.” diye. Öyle değilmiş. Fırlatma kapsülünden dışarı çıktığımızda görüyoruz ki etrafta kimseler yok. Hani Subnautica’ya benziyor dedik ya, aslında en önemli fark da burada. En azından o oyunda çeşitli kara ve deniz canlıları vardı, başka gezegenden olan uzaylılar falan vardı. Bunda hiçbir şey yok. Yapayalnızız.

Her neyse, kapsülden dışarı çıktığımızda görüyoruz ki oksijen sıkıntısı var. Bu da demek oluyor ki loot yaparken acele etmemiz gerekiyor. Oksijensiz kalarak ölmek istemeyiz. Tabi etrafa baktığımız zaman loot yapılacak bir sürü malzeme görüyoruz. Demir, magnezyum, silikon, buz, titanyum ve alüminyum gibi malzemeler karşımıza çıkıyor. Tabi başlangıç aşamasında hangi malzemeden ne kadara ihtiyacımız olduğunu bilmiyoruz. O nedenle ne bulursak onu alma psikolojisi baskın gelebiliyor. Fakat burada bir tavsiye verelim. Gerçi bu tarz oyunları oynayanlar biliyor, önünüze gelen her malzemeyi almak yerine ne inşa edecekseniz ona uygun malzemeler toplayın. Çünkü başlangıç aşamasında stok yapmak için kullandığınız depolama alanları çok kısıtlı olabiliyor.

Doğru Yere Konuşlanmak Gerekiyor

The Planet Crafter oyununa ilk başlarken farklı seçenekler karşınıza çıkıyor. Ama hiçbir ayar ile uğraşmadan direkt olarak başlarsanız “Standart” olarak belirlenmiş yere spawn ediliyorsunuz. Bu bölge oldukça engebeli. Karşınızda duran bir gemi enkazı resmen sizi kendisine çekiyor. Tam bu aşamada “Ben base’i buraya kurarsam git gel kolay olur.” diye düşünebilirsiniz. Aman diyelim, yapmayın. Çünkü dikkat etmeniz gereken çok hassas bir nokta var.

Hayatta kalmaya çalıştığımız The Planet Crafter oyununda aslında çok kutsal bir amaca hizmet ediyoruz. İçerisinde bulunduğumuz gezegeni -ki Mars’a çok benziyor- yaşanabilir bir hale getirmek. Yani insanoğlu buraya da yerleşsin, hayatına devam etsin. Tabi bunu yapmak o kadar da kolay değil. Önce size verilen görevleri yapmanız gerekiyor ki ekranınızın sol tarafında “Mavi gökyüzünü elde et” yazısı düşündürüyor. Çünkü mavi gökyüzünün olması için önce atmosfere ihtiyaç var. İşte tam biz böyle düşünürken bir anda göktaşları üzerimize doğru yağmaya başlıyor. Ne alaka diyecek olursanız eğer Dünya üzerinde atmosfer tabakası olmasaydı bu her gün başımıza gelirdi. Yani atmosfer koruyucu bir tabaka oluşturuyor.

Şimdi bunların kuracağımız base ile ne alakası var diye de sorabilirsiniz. Atmosfer oluştuktan sonra tabi birkaç işlem daha yapacağız ve yağmurların yağmasını sağlayacağız. Tabi bu yağmurların gezegene ulaşmasıyla beraber yavaş yavaş göller de oluşacak. İşte tam da bundan dolayı kuracağınız bas düz ve yüksek bir yerde olmalı ki sular altında kalmasın.

planet crafter base plan

İlk Aşamada Neler Gerekiyor?

Oyunda base kuracağınız yeri seçtikten sonra hemen base’i inşa etmelisiniz. Bunun için gerekli olan malzemeleri etraftan toplayabilirsiniz. Base’in içerisinde oksijen sıkıntınız olmuyor. Kendinden filtreli bir şekilde geliyor. Tabi sadece base yetmez. Çünkü bu bir hayatta kalma oyunu ve aç, susuz kalmamanız gerekiyor. Yemek kısmı için sağda solda bulduğunuz mavi kasaların içerisinden çıkan hazır gıdalar ile ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz. Ama bir ipucu verelim, bunlar karşınıza bir süre sonra çok çıkmamaya başlıyor. Ve kendi yemeğinizi üretene kadar bunlarla idare etmelisiniz. Dolayısıyla açlık barınız son kısımlara inmeden bu gıda paketlerini tüketmeyin. Su için de etrafta bulunan buz parçalarından yararlanıyorsunuz. Fakat gezegen üzerinde bir şeyler yaptıkça sıcaklık artıyor ve bir süre sonra buz parçaları da erimeye başlıyor. Yani suyu da dikkatli kullanmanızda fayda var.

Aslında oksijen de çok önemli. Kendi oksijen tüpünüzü geliştirebiliyorsunuz. Fakat etrafı keşfe çıktığınız zaman yanınızda mutlaka oksijen tüplerinden bulundurun. Ya da basit bir base inşa edecek kadar malzemeyi yanınızda bulundurun. İnşa ettikten sonra içeri girip oksijeyi tazeleyin ve daha sonra çıkıp base’i yok edin. Üzülmeyin malzemeler gitmiyor, otomatik olarak çantanıza yükleniyor. Yani bir sonraki yerde yine base inşa edebiliyorsunuz.

planet crafter yağmur

Uzayın Macellan’ı Olun

Böyle oyunlarda keşif çok önemli. Etrafta ne olup bittiğini bilmelisiniz. Loot kasaları ya da gemi enkazları bulabilirsiniz. Hatta mağaralar bularak farklı materyalleri de keşfedebilirsiniz. Ama bunlardan ilk olarak gemi enkazlarına değinelim.

Subnautica’dan bildiğimiz üzere etrafta farklı gemilere ait enkazlar yer alıyor. Bu enkazların içerisinde mesaj kutularında bulunan mesajlar etrafta ne olup bittiği ile ilgili ipucu verebiliyor. Tabi oyun erken erişim oyunu olduğu için şu anda çok fazla anlam içermiyor diyebiliriz. Ama hikayenin oyuna eklenmesi ile beraber mutlaka anlamlı bir hale gelecektir.

Bunun yanı sıra gemi enkazları içerisinde loot kasaları yer alıyor. Bu kasaların içerisinden az önce bahsettiğimiz gıda paketlerinden çıkıyor. Sakın almamazlık etmeyin. Ayrıca küçük mavi kasalardan da blue print adı verilen şeyler çıkıyor. Bunlar sayesinde ilerleyen zamanlarda inşa edeceğimiz yapıların ya da malzemelerin planlarını öğrenebiliyoruz. Bunları da mutlaka alın.

Mağaralarda ise iridyum, uranyum, osminyum, sülfür gibi farklı malzemeleri bulabilirsiniz. Bunlar nadir bulunan parçalar olduğu için bulduğunuz yerde alın. Hatta işaretleyici yapabiliyorsanız yapın ve o mağaraya bir işaret koyun. Daha sonra tekrar gitmek isteyebilirsiniz. Bu arada belirtmekte fayda var, özellikle oyunun hemen başında mağara girişlerinin buzla kaplı olduğunu görebilirsiniz. zamanla sıcaklık arttıkça bu buzlar kendiliğinden eriyor ve rahatlıkla giriş yapabiliyorsunuz.

planet crafter aluminium

Çağdan Çağa Atlayın

Oyun içerisinde verilen görevleri yaptıkça, açılan malzemeleri kullandıkça farklı dönemlere geçiş yapıyoruz. Özellikle mavi gökyüzünü elde ettikten sonra ilk amacımız etrafı biraz olsun yeşillendirmek. Çünkü bu sayede gezegendeki oksijen seviyesini de arttırıyorsunuz. Hatta ilerleyen zamanlarda göndermiş olduğunuz uydular sayesinde de gezegenin ne kadarlık bir kısmının yeşillendiğini ekranlarınızdan görebiliyorsunuz.

Etraf yeşillenirken bir yandan da göllerin oluşması için çaba sarf ediyorsunuz. Bazı roketler gezegendeki basınç oranının artmasını sağlıyor. Bu sayede basınç arttıkça yağışlar oluyor ve göllerin oluşması da hızlanıyor.

Etraf yeşillendi, göller yavaş yavaş oluşmaya başladı. Peki yeterli mi? Tabi ki hayır. Daha sonrasında etrafın biraz çiçeklerle kaplanması gerekiyor. Bu bittikten sonra da artık ağaçların oluşması gerekiyor. Tabi bunlar burada yazınca gözüne oldukça kolay gelebilir sevgili okur. Fakat yaklaşık 10 saatlik bir oynanıştan sonra bu aşamalara geldiğini bilmen gerekiyor. Yani bu oyun senden ciddi anlamda emek istiyor. Ha bu arada unutmadan, ağaçlar ile son bulmuyor. Sonrasında da böceklerin gezegene yayılması gerekiyor. Yani her bir işlemi yaptıktan sonra bir yenisi karşımıza çıkıyor. Resmen çağdan çağa atlıyoruz gibi bir şey.

The Planet Crafter – Eskiyi Getir, Yeniyi Götür

The Planet Crafter oyunun en güzel yanlarından birisi sürekli olarak yapmış olduğunuz icatların, yapıların, ekipmanların yeni versiyonlarının karşınıza çıkması. Örneğin enerji için ilk aşamada rüzgar panelleri inşa ediyoruz. Daha sonrasında basit güneş panelleri. Biraz daha geliştikçe daha büyük güneş panelleri. Sonrasında farklı seviyelerde nükleer reaktörler ve derken füzyon reaktörü. Yani ilk aşamadan son aşamaya kadar 6 farklı gün üretim ünitesi görüyoruz.

Enerji üretiminden başladık oradan devam edelim. Bu ünitelerin her biri farklı düzeyde enerji üretiyor. Bu noktada size tavsiyemiz oyunda ilerledikçe basit düzeyde kalan enerji üretim ünitelerinizi yıkın. Boşa yer kaplamasın. Örneğin bir rüzgar paneli saatte 1.2 kW enerji üretirken bir füzyon reaktörü ise saatte 1835 kW enerji üretiyor. Üstelik füzyon reaktörü rüzgar paneline göre oldukça küçük alan kaplıyor.

İş sadece alanda bitmiyor. Harcanan enerji de çok önemli. Örneğin ilk seviye ısıtıcı saniyede 0.3pK ısı üretirken saatte 1.0 kW enerji harcıyor. Fakat 4. seviye bir ısıtıcı ise saniyede 538 pK ısı üretirken 51.5 kW enerji harcıyor. Fakat basınca da saniyede 35.5 nPa katkı sağlıyor. Böyle bir durumda önceki seviyeye ait tüm ekipmanlarınızı yıkmanız daha mantıklı olacaktır. En başında da dediğimiz gibi yıktığınız zaman malzemeler üstünüze otomatik olarak ekleniyor.

planet crafter tree

The Planet Crafter’da Bizi Neler Bekliyor?

Oyun henüz çiçeği burnunda bir erken erişim oyunu. Elbette ki oyunda eksiklikler ve hatalar olacaktır. Fakat oyunun geliştiricisi Miju Games daha oyunu açtığınız gibi size bir uyarı gönderiyor. “F8’e basarak geri dönütte bulunabilirsiniz.” diyor. Yani geliştirici sizlerden gelecek geri dönütlere göre oyunu geliştirecek. Bu da oldukça güzel bir şey. Eğer oyunda bir eksiklik görürsen sevgili okur sakın elini korkak alıştırma, yaz gitsin. Senin sayende oyun daha güzel olabilir.

Erken erişim oyunların en büyük eksikliği bir hikayenin olmayışı. Yani sürekli olarak loot yap, craft et, inşa et, keşfe çık falan bir yerden sonra sıkıcı olabiliyor. Hatta bu tarz hayatta kalma oyunlarında oyunda bir süre sonra Karadenizli müteahhit gibi oradan oraya yapı kurmaya başlıyorsunuz. Sanırsın uzaya kentsel dönüşüm gelmiş sevgili okur, o derece. Fakat hikayenin de eklenmesiyle beraber oyun en az Subnautica kadar güzel olacaktır. Bunda şüphe yok. (İnşallah Stranded Deep gibi senelerce erken erişim olarak kalmaz, amin.)

Oyunda bizden başka bir canlı olmadığı için kimseyle savaşmıyoruz. Bu nedenle silah falan da yok. Fakat ilerleyen zamanlarda gelecek güncellemeler ile birlikte farklı canlıları oyun içerisinde görebiliriz. Ama onlarla savaşır mıyız yoksa barış içerisinde mi yaşarız orasını bilemeyiz. Fakat şunu da eklemek isteriz, aslında koca gezegendeki tek kişi olma kısmı da oldukça güzel bir his veriyor. Yani başka canlıları görmesek de olur.

Oyunda en çok görmeyi istediğimiz şey araç. Ya bi motor olur ne bileyim basit düzey bir uzay aracı olur, hiç fark etmez. Ama bir şey olsun. Valla bazen oradan oraya gitmek işkence olabiliyor. Bunu da eklerse geliştirici firma çok güzel olur.

planet crafter game

Erken Erişimden Ne Zaman Çıkacak?

The Planet Crafter 22 Mart 2022 tarihinde Steam’e erken erişim oyunu olarak eklendi. Fakat ne zaman erken erişimden çıkacağı belirsiz. Genelde firmalar erken erişime soktuktan sonra 1-2 yıl içerisinde oyunu tam sürüme geçirebiliyor. Fakat Stranded Deep gibi bahtı kapalıysa orasını bilemeyiz.

Şu an için 32 TL’den satılıyor. Eğer ki Subnautica tarzı oyunları seviyorsanız düşünmeden alın. Oyun sürüme geçtiği zaman mutlaka bir kez daha oynarsınız. Ama şu anda bile saatlerce oynayabilirsiniz. Ayrıca böyle güzel bir oyun için de 32 TL oldukça az bir miktar. Yani şu anki hali bile kuruşu kuruşuna hak ediyor, tam sürüm ile birlikte resmen kar yaparsınız.

The Planet Crafter – Sistem Gereksinimleri

Minimum Sistem GereksinimleriÖnerilen Sistem Gereksinimleri
İşletim Sistemi: Windows 7İşletim Sistemi: Windows 7 ya da daha iyisi
İşlemci: Intel Core2 Duo 2.4GHz ya da denk bir işlemciİşlemci: Intel HD Graphics 5000 ya da daha iyisi
Bellek: 4 GB RAMBellek: 4 GB RAM
Ekran Kartı: 2GB VRAM kapasiteli bir ekran kartıEkran Kartı: 4GB VRAM kapasiteli bir ekran kartı
Depolama: 3 GB kullanılabilir alanDepolama: 3 GB kullanılabilir alan

Yazar Hakkında

Senelerce oyun oynadım, dergilerde ve başka sitelerde yazdım. Artık kendi deneyimlerimi ve kendi düşüncelerimi özgürce aktarabileceğim M4gniGame isimli siteyi oluşturdum.

Yorum Yap