İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Oyun İncelemesi

Tom Clancy’s Ghost Recon Breakpoint İnceleme

Tom Clancy’s Ghost Recon Breakpoint İnceleme
+ -

Ubisoft oyunları içerisinde seri oyunları görmeye alışığız. Tom Clancy’s içerisindeki Ghost Recon da bunlardan birisi. Hatırlarsanız daha önce sizler için Tom Clancy’s Ghost Recon Wildlands isimli oyunu incelemiştik. Bugün ise Wildlands’in devamı niteliğinde olan Ghost Recon Breakpoint inceleme içeriği ile karşınızdayız.

Tom Clancy’s Ghost Recon Breakpoint oyunu aslında yeni bir oyun değil. 2019 yılında piyasaya çıktı. Ama son günlerde yine gündeme geldi. Çünkü bu oyuna ait Türkçe dil desteği yoktu. Fakat geçtiğimiz ay oyunun takipçileri tarafından Türkçe yaması piyasaya sürüldü. Tabi oyunu daha önce oynayan ya da oynamayan çoğu kişi hikayeyi daha iyi anlayabilmek için oyunu yeniden gündemlerine aldı. Peki buna değer miydi? Tom Clancy’s Ghost Recon Breakpoint nasıl bir oyun? Artıları ve eksileri neler? Şimdi gelin hep birlikte Ghost Recon Breakpoint inceleme içeriğimize geçelim.

Bolivya’dan Auroa’ya Giden Yol

Hatırlarsanız Wildlands oyununda Bolivya’da hüküm süren bir uyuşturucu karteli olan çete vardı. Bu çetenin başındaki El Sueno ülkenin askerinden politikacılarına kadar herkesi ele geçirmiş ve her geçen gün karteli daha da büyük bir hale getirmekteydi. Buna karşılık ülkede isyancılar El Sueno’yu devirmek için harekete geçmiş, dünyanın kurtarıcısı (!) Amerika da bu direnişçilere destek olarak askerlerini göndermişti. Ama sadece 4 kişilik bir ekipti ve bu biz de bu ekibin içerisinde yer alan Nomad kod adına sahip askerdik.

Bolivya süreci içerisinde yapmadığımız kalmadı. Her yere girdik, herkesle çatıştık. Bazen de sahada Splinter Cell gibi efsanelerle beraber yol aldık. Ortak ilerlediğimiz kişilerden birisi de Walker adındaki askerdi. Buraya dikkat, birazdan karşımıza çıkacak. Ama şimdilik Auroa’ya bir bakalım.

Auroa Güney Pasifik üzerinde bir takımada ülkesi. Bu adaya resmen bir şirket çökmüş ve dünya ile bağlantısı kesilmiş. Şirketin adı Skell Technology. Kendileri dünyaya huzur, barış, mutluluk getirmek ile yola çıkmış olmasına rağmen tabi ki yoldan sapmış. Gücüne güç katmak için de resmen kendi ordusunu oluşturmuş.

Eski Bir Dost

Auroa’ya dair ilk görüntüleri izlediğiniz zaman sanki Elon Musk adaya çökmüş de herkes teknolojinin dibine vurmuş gibi gözüküyor. Fakat az önce de dediğimiz gibi adada durumlar farklı. Kendi ordusunu oluşturmuş hatta kendi silahlarını da üretmeye başlamış. Tabi bu ordunun başında da birisi olması gerekiyor. O da eski dostumuz Walker! Bu karaktere The Punisher dizisinden tanıdığımız Jon Bernthal hayat veriyor.

Walker bir şekilde saf değiştirmiş ki spoiler olmasın diye açıklamıyoruz ama Wildlands oyununda böyle bir şey olacağını az çok anlamıştık. Her neyse biz konumuza geri dönelim. Adaya birkaç helikopter ile beraber gidiyoruz. Fakat giriş yaptığımız esnada bazı cisimler helikopterlerimize saldırıyor ve helikopterleri düşürüyorlar. Sinematik ekranda hareket eden bu cisimleri gördüğümüzde aklımıza Lost dizisindeki kara duman gelmedi değil. Fakat alakası yok, durum daha teknolojik.

Bizim helikopterimiz de düşüyor ama biz hayatta kalıyoruz. Başlıyoruz orman içerisinde Ghost takımının diğer üyelerini aramaya. İlk aşamada oyun bize kendimizi nasıl tedavi edeceğimizi, silahlarımızı nasıl kullanacağımızı falan gösteriyor. Bunlara da birazdan değineceğiz. Sonra tek tek helikopter enkazlarını araştırarak hayatta kalan var mı yok mu onu öğrenmeye çalışıyoruz.

Bu Ormanlık Alanda Yalnız Değiliz!

Orman içerisinde bir yandan yolumuzu arıyoruz bir yandan ekip arkadaşlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Ama bunlara ek olarak ada içerisinde yer alan düşmanlardan saklanıp hayatta kalmaya çalışıyoruz. Derken sonunda bir helikoptere ulaşıyoruz ve telsiz ile iletişim kurma niyetindeyiz. Karşımızdaki ses bize resmen “Sen de kimsin kardeşim?” diyor. Kendimizi tanıttıktan sonra “Şu yolu takip et, arkadaşın yanımızda.” diye bir mesaj geliyor. Sonra başlıyoruz yolu takip etmeye.

Açıkçası ilk aşamada şüphe uyandırmıyor değil. Fakat koskoca Ghost takımının lideriyiz, kimseden korkmayız değil mi? Evet, aynen öyle. O nedenle yola düşüyoruz ve arkadaşımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Bahsi geçen yere geldiğimizde silahlı birkaç kişi bizi karşılıyor ama “Geç bakalım içeriye.” diyorlar. İçeriye girdiğimiz zaman şok oluyoruz. Kalabalık mı kalabalık ama bir o kadar da güzel bir mekan bizleri karşılıyor. İçeride de bir takım arkadaşımızın olduğunu öğrenince rahatlıyoruz. Sağ olsunlar yaralı arkadaşımızı bulup sahip çıkmışlar.

Burada tanıştığımız yeni insanlar da bize aslında yan görev olarak geri dönüyor. Tabi bir de online kısmı var ki buraya da birazdan değineceğiz. Fakat hikaye adına daha fazla spoiler vermemek adına devam etmeyeceğiz. Tom Clancy’s Ghost Recon Breakpoint inceleme içeriğimize oyunun artıları ve eksileri ile devam edelim. Çünkü bu kısım biraz uzun sürecek gibi.

Artıları

Tom Clancy’s Ghost Recon Breakpoint inceleme içeriğinde artıları kısmında çok fazla bir şey yazabilecek gibi değiliz. Fakat yine de madde madde ilerlemek istedik.

Grafik Kalitesi Son Derece İyi

Evet Ubisoft yine çıkarmış olduğu bir oyunda grafikler konusundaki yeteneklerini sergilemiş durumda. Far Cry olsun, Wildlands olsun, Assaassin’s Creed olsun hemen her birinde harika manzaralar karşımıza çıkıyor. Breakpoint oyununda da aynı durum söz konusu. Ormanın derinliklerinden tutun da modern binalara kadar özenle tasarlanmış.

Tek Kişilik Dev Kadro: Jon Bernthal

Grafikleri bir kenara koyacak olursak bu oyunun tek elle tutulur yanı Jon Bernthal. Abartmıyoruz. Çünkü oyunda başka elle tutulur hiçbir şey yok. Onun modellemesi, sesi oldukça yakışmış oyuna. Her ne kadar kötü karakter olarak karşımıza çıksa da.

Ghost Recon Breakpoint Jon Bernthal

Eksileri

Baştan söyleyelim, M4gniGame olarak belki de ilk kez bu kadar acımasız yorumlar yapacağız. O nedenle Ghost Recon Breakpoint inceleme içeriğinin eksileri kısmı biraz uzun sürecek.

Bizim Bi Hikaye Olacaktı?

Serinin bir önceki oyunu Wildlands aslında oldukça güzel bir hikayeye sahipti. Uyuşturucu kartelini çökertmeye çalıştığımız sırada karşımıza çıkan ve bizi hayretlere düşüren sahneler vardı. Özellikle oyunun sonunda. Tabi öyle bir sonla biten oyunun devamı olan Breakpoint fragmanı yayınlandığında çok mutlu olduk. Hikaye devam edecekti. Kim bilir daha neler neler görecektik. Fakat oyun yayınlandı ve biz hiçbir şey göremedik. Çünkü oyunda resmen hikaye yok. Dünya saçması!

Yapay Zeka, Bekleme Yapma Kardeşim

Normal şartlarda oyunlarda zorluk seviyesi ne olursa olsun kalabalık bir grup ile çatışmaya girdiğinizde size mutlaka karşılık verirler. Kolayda oynuyor olsanız bile. Fakat Breakpoint tam olarak böyle değil. Oyunun hemen başında uzaktan gördüğümüz 5 kişilik bir düşman kuvveti ormanın ortasında takılıyor. Rambo içgüdülerimiz bize saldırmamızı söylüyor ve sniper ile saldırıyoruz. Fakat o da ne! İlk indirdiğimiz düşmandan sonra diğer düşmanlar siper almak yerine sağa sola bakıyorlar! Bu noktada “Kolayda oynamayın o zaman!” diyebilirsiniz. Hayır, en zor seviyede bile durum aynı. Resmen Ubisoft bu oyunda yapay zeka eklemeyi unutmuş.

Neden Ot Topluyoruz?

Oyunda karşılaştığımız bir diğer saçmalık iste Ubisoft’un her oyundan birazcık bu oyuna dahil etmesi. Nasıl mı yapmışlar? En bariz olanı söyleyelim, bildiğiniz Far Cry 3 çok beğeniliyor diye craft sistemini getirmişler. Ormanda ilerlerken otların yanından geçtiğiniz zaman fark ediyorsunuz ki bu oyunda otlar toplanabiliyor. Tıpkı Far Cry 3 gibi. Ama onda daha kullanışlı olan bu sistem burada resmen laf olsun diye eklenmiş. Muhtemelen Ubisoft yetkilileri oyunun yapım aşamasından önce hangi oyunda neler vardı diye bakıp Far Cry 3 oyunundan bunu eklemişler. Walker’ın peşinden mi gidelim yoksa ot mu toplayalım? Çok gereksiz.

Wildlands’in Devamı Değil Adeta Kendisi Gibi

Wildlands’in devamı olmasını umduğumuz oyunu oynarken adeta kendimizi tekrar Wildlands oynuyormuş gibi hissediyoruz. Ama hikaye açısından değil tabi. Görünüş açısından. Düşmanları tespit etmeden karakterlerin ilerleyişine kadar neredeyse her şey aynı. Sevgili Ubisoft’un oyun geliştiricileri, kardeşim kopyala yapıştır yapmak yerine biraz efekt mi ekleseniz acaba?

Ghost Recon Breakpoint satın al

Tom Clancy’s Ghost Recon Breakpoint Alınır mı?

Ghost Recon Breakpoint inceleme içeriğimizi buraya kadar okuduysanız zaten cevabını az çok öğrenmişsinizdir. Ama yine de açıklayalım. Tabi ki herkesin oyun zevki farklı. Fakat genel anlamda bakacak olursak bu oyun beş para etmez. Oyunun ilk dakikalarında “Fena değilmiş ya.” diye düşünürken yaklaşık 15 dakika sonra “Bu ne ya” demeye başlıyorsunuz.

Yapay zekadan oynanışa, oynanıştan hikayeye kadar nereden tutsanız elinizde kalıyor. Bir de utanmadan sanki 3A kaliteli oyunmuş gibi para istiyorlar. Hayatta verilmez o para. Bazen indirime giriyor ve yarı fiyatına düşüyor. O dönemlerde eğer ki Wildlands oynamadıysanız ve oynamayı düşünmüyorsanız alabilirsiniz. Ama bunu çok da tavsiye etmiyoruz.

Sistem Gereksinimleri

Ghost Recon İnceleme içeriğimize her ne kadar oyunu tavsiye etmesek de sistem gereksinimlerini de eklemek istedik. Sağda solda aramayın.

Minimum Sistem GereksinimleriÖnerilen Sistem Gereksinimleri
İşletim Sistemi: Windows 7/8.1/10İşletim Sistemi: Windows 7/8.1/10
İşlemci: AMD Ryzen 3 1200 ya da Intel Core I5 4460İşlemci: AMD Ryzen 5 1600 ya da Intel Core I7 6700K
Ekran Kartı: AMD Radeon R9 280X veya Nvidia GeForce GTX 960 (4 GB)Ekran Kartı: AMD Radeon RX 480 (8 GB) veya Nvidia GeForce GTX 1060 (6 GB)
Bellek: 8 GB RAMBellek: 16 GB RAM

Sizler için hazırlamış olduğumuz Tom Clancy’s Ghost Recon Breakpoint inceleme içeriğimiz bu kadardı. Açıkçası biz bu oyunu hiç beğenmedik. Ghost Recon inceleme içeriğinin her bir satırında bunu zaten rahatlıkla görebilirsiniz. Peki siz bu oyun hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

5.0
Tom Clancy's Ghost Recon Breakpoint İncelemesi

  • Hikaye 3.5
  • Oynanış 3.5
  • Grafikler 8

Yazar Hakkında

Senelerce oyun oynadım, dergilerde ve başka sitelerde yazdım. Artık kendi deneyimlerimi ve kendi düşüncelerimi özgürce aktarabileceğim M4gniGame isimli siteyi oluşturdum.

Yorum Yap